Yoksa engelsiz misiniz?

yoksa engel siz misiniz
Paylaş
 

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Tiyatro Atölyesi tarafından hazırlanan ‘Yoksa Engelsiz misiniz?’ adlı oyun, önümüzdeki hafta İstanbul Bakırköy’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. 6’sı engelli 17 kişilik oyuncu kadrosunun sergileyeceği eser, engellilerin karşılaştığı sorunları ve onların gözünden hayatı anlatıyor.

İrade ve azimle tüm engellerin aşılabildiğine dair onlarca haber okudunuz… Ama toplumda hâlâ ‘engellilere engel’ bir zihniyet olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu önemli meselenin altını bir kez daha çizmek için yola çıkan Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) şimdi bir de tiyatro oyunuyla kamuoyuna sesleniyor: ‘Yoksa Engelsiz misiniz?’

TOFD Başkanı Ramazan Baş’ın yazdığı oyun, derneğin tiyatro atölyesi tarafından Aytekin Özen’in yönetmenliğinde hazırlandı. 29 Ağustos Çarşamba günü Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde saat 18.00 ve 20.30’da sahne alacak ekibi, son kostümlü provalarında ziyaret ettik. Derneğin destekçileri ve oyuncuların yakınları onları provada bile yalnız bırakmamıştı ve salon, provada bile doluydu. Oyun, engellilerin karşılaştığı sorunları ve onların gözünden hayatı anlatıyor. Bir anlamda da, seyircisini hayatı değişik açılardan değerlendirmeye, çözüm getiren bir özeleştiri yapmaya zorluyor.

Engellenerek yaşamaya zorunlu bırakılmış insanların, verdikleri mücadele karşısındaki güçlüklerin ele alındığı oyunda, gerçek yaşamdan olduğu gibi alınan hikâyelemeler dikkat çekiyor. Hikâyeler, her ne kadar abartılmış gibi dursa da, çağımız insanının insan sorununa olan duyarsızlığını ve yabancılaşmasını sahneye taşıyor. Oyunda yer alan engelli oyuncuların hayat hikâyeleri buna en güzel örnek.

Engelli oyunculardan biri Güven Kaya; 32 yaşında. Meslek lisesi öğrencisiyken staj sırasında yüksekten düşüp felç olmuş, yılmayıp sakatlığının üstesinden gelmeyi başarabilenlerden.

Dernekte kurulan tiyatro atölyesinin de ilk oyuncularından olan Kaya, “Yaşantımızdan kesitleri kendi dilimizde anlatıyoruz. Hem güldürüyoruz hem de hayatın gerçeklerini sunuyoruz” diyor. Güven Kaya ayrıca aldığı tiyatro eğitimiyle ‘Arka Sıradakiler’ ve ‘Zoraki Başkan’ dizilerinde de oyunculuk yapmış.

Kerim Keküç, 30 yaşında. Çocuk felci olarak doğdu. Okula 3. sınıfa kadar sırtta taşındı, daha sonra okuldan verilen sandalyeyle ilköğretimine devam etti ancak mali sebepler yüzünden ortaokula kadar okudu. 13 yaşında girdiği Baltalimanı Kemik Hastanesi’nden hiç çıkmadan 4,5 yıl tedavi gördü. Hastanede yatarken televizyonda tekerlekli basketbol oynayanları gördü ve spora başladı. Daha sonra da TOFD ile tanıştı. Basketbol oynadı, kurslara katıldı.

Engellilerin yaşadığı sıkıntıları bire bir olarak anlatabildiği için mutlu olan Keküç, “İnsanlar sanıyor ki hayat sadece bizler için engelli. Biz onlara isteklerimizin hepimiz için olduğunu anlatıyoruz” diyor.

İSTEKLERİMİZ GERÇEK OLDU

Yaşar Aydın 43 yaşında. 1994 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu felç olan Aydın’ın hikâyesi oyununda ‘Empati’ adlı skeçle anlatılıyor.

Kaza geçirmesinin ardından 3 yıl hayatla bağlarını koparan Aydın, derneğin kurucuları arasına girerek önemli bir adım başlatıyor. Derneğin kurulduğu günden beri her türlü etkinliğinde yer alan Aydın, 8 yıl Ataköy Spor Kulübü Müdürlüğü’nü de yapmış. Aydın, “Tiyatroyu kurarken aklımızda ne varsa şimdi gerçek oluyor. Başta herkes çekinmişti ama şimdi Türkiye’nin dört bir yanında engelli oyunları sahneleniyor” diyor.

ANLATTIKÇA RAHATLIYORUZ

Ayşegül Özgül Kalkan ise 31 yaşında. Omuriliğinde bulunan tümörün alınması için 1989 ve 1992 yılları arasında ameliyatlar geçiren Kalkan, o yıllarda koltuk değneği yardımıyla yürüyebiliyormuş. Yapılan başarısız ameliyatlar sonucu felç olan ve tekerlekli sandalyeye bağlanan Kalkan, memurluk sınavlarının sonuçlarını bekliyor.

6 senedir TOFD Tiyatro Atölyesi ile oyunlarda yer alıyor ve tiyatronun iyileştirici etkisine inananlardan. Kalkan, “Bu iyileşmeyi sadece fiziksel algılamamak lazım. Biz derdimizi anlattıkça rahatlıyoruz, bizi dinleyenler de hayata farklı bakıyor” diyor.

ASLINDA YALNIZ OLMADIĞIMIZI FARK ETTİM

Derneğin kurucusu ve genel başkanı Ramazan Baş’la prova öncesi yaptığımız kısa bir söyleşide kendi hikâyesini dinleme fırsatı yakaladık; “Bütün yaz denize girdiğim bir yerdi. Derinliğini bilidiğim halde balıklama atladım. Omuriliğin görevi nedir, sığ suya balıklama atlayınca ne olur onu bilmiyordum. Bana ilk yardım müdahalesi yapan insanların iyi niyetli olduğuna eminim. Fakat ayaklarımdan tutup boynumun üzerine beni salladılar. Su yuttuğumu zannetmişler. Bu müdahale sonucunda ve sığ suya balıklama atlamamdan dolayı meydana gelen kırıklar omuriliğime zarar verdi. Hayatım boyunca tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kaldım. Elbette başta zorlandım. Fakat sonra çok önemli bir şeyin farkına vardım. Bu da kazaları önlemenin aslında çok kolay yolları olduğuydu.

Kazanın ardından aslında yalnız olmadığımızı fark ettim. Benim gibi pek çok insan bilinçsizlik sebebiyle ya felç kalmıştı ya da ölümle sonuçlanan kazalar yaşamıştı. İşte bu yüzden derneği bir gereklilik olarak gördük. Derneği kurar kurmaz ilk faaliyetlerimiz de ilkyardım ve önleyici hizmetler oldu.” Baş, kazadan sonraki yaşamını engellilerin haklarını geri kazanabilmek için harcadığını anlatıyor ve herkesin oyuna gelmesini ve iyi niyetle bile olsa yapılan hataların daha çok kişinin öğrenmesini istiyor.

Bu yazı post_views_covid kere okundu.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

REKLAM
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Facebookta bizi bulun
Son Yazılar

Levent Kırca Biyografisi

28 Eylük 1948 yılında Samsun’da dünyaya gelen usta oyuncunun tam adı

0 1340 12 Ekim 2015
brazzers porno elektrik faturası ödeme