Deniz Yıldızı aranan bir oyuncu olmak istiyor

begüm topçu
Paylaş
 

‘Deniz Yıldızı’ dizisinde ‘Banu’ rolüyle yıldızı parlayan Begüm Topçu, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunlarından. Çekimleri Ankara’da yapılan ‘Deniz Yıldızı’ dizisinin üç yıldır devam eden başarısını, oyuncuların ağırlıklı olarak Ankaralı olmasına da bağlayan Begüm Topçu, LIFE’ın sorularını yanıtladı.

begüm topçu

Oyunculuk hayalinizde olan bir meslek miydi?

Evet, kesinlikle! Sanatın bütün dallarına çocukluğumdan beri ilgim vardı. Ortaokula giderken tiyatronun hepsinden daha ağır bastığını anladım. Tiyatroyu bir hobi mi yoksa meslek olarak mı istediğime karar verdim.

Oyuncu olma serüveniniz nasıl başladı?

Konservatuvarı istediğimi aileme söylediğimde bana tepki göstereceklerini düşünüyordum. Sanatçı bir aileden gelmiyorum. Ailede ilk olmanın riskleri ve avantajları olabilir her zaman. Bir gün cesaretimi topladım ve söyledim. Özellikle babamdan tepki göstermesini bekliyorken belki de en büyük destekçim o oldu hayatta… Bana, ‘Bir insanın işini severek yapması çok önemli. Eğer istediğin meslek buysa seni destekliyorum sınavlara gir’ dedi. Sınava çalışmak için sadece 20 günüm vardı. İlk senemde konservatuvarı kazandım.

Şimdiye kadar hangi projelerde yer aldınız?

2. sınıfta okurken TRT’de canlı yayında çocuk programını sunuyordum. Mezun olduğum yıl Ankara’da çekilen ‘Kınacılar Konağı’ dizisinde oynadım. TRT’de başka bir programın sunuculuğunu yaptım. Bunun yanında yine mezun olduğum yıl Cantuğ Turay ile birlikte kendi tiyatromuz olan ve hala etkinliklerimizin devam ettiği Tiyatro Kafe’yi kurduk ve oyunlarımızı sergilemeye başladık. Sonraki seneler de Ekin ve Ast Tiyatroları’nın gençlik ve çocuk oyunlarında oynadım. En son olarakta ‘Deniz Yıldızı’ geldi.

BAŞARI DOĞALLIKTAN
Üç sezondur başarıyla devam eden bir dizi. Bu başarıyı neye bağlıyorsunuz?

Doğallığımıza, Ankaralı oluşumuza, yapım şirketimizin deneyimine, senaryomuzun başarısına ve işimizi severek yapmamıza.

Kendinize örnek olarak gördüğünüz isimler var mı?

Çetin Tekindor ve Meryl Streep. Onları izlemekten çok keyif alıyorum. Oyunculuklarını, oynadıkları karakterlerde oya gibi işleyen oyuncular onlar, çok heyecanlanıyorum. Çetin Tekindor ile oynamak en büyük hayallerim arasında.

‘Deniz Yıldızı’ ile birlikte hayatınızda neler değişti?

Herkesin her gün evindesiniz. Herkesin tanıdığı bir oyuncu oldum.

Tanınmak nasıl bir duygu?

Eğlenceli. Ben insanları seviyorum. Yeni insanlarla tanışmak, onların sıcak yaklaşmaları beni mutlu ediyor. Sadece bazen diziyle ilgili ‘Neler oluyor?’ sorusundan sıkılıyorum. ‘Bende bilmiyorum’ deyince de ‘Ya ya, hep öyle derler. Ah siz oyuncular’ cevabını verip, inanmıyorlar.

Dizide taktığınız şapkalar çok konuşuluyor. Gerçek hayatta da şapkayı aksesuar olarak kullanır mıydınız?

İtiraf ediyorum zaten kendi şapkalarımı kullanıyorum. Çünkü şapkalarım benim için çok özeldir. Özellikli şapkalar seçerim ve takarım. İlgi çekmesinin sebebi de bu olsa gerek. Bunu duymaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Günlük yayınlanan bir dizinin ne gibi zorlukları oluyor?

Oyunculuk zaten başlı başına zor bir iş. Çok emek sarf etmeyi, her zaman bakımlı olmayı, kendinizi geliştirmeyi, her zaman daha fazlasını yapmayı gerektirir. Günlük dizi herkesin yapabileceği bir şey değildir. Farklı bir disiplin ve emek gerektiriyor. Plan ve program içinde bu işi yürüttüğünüzde de kendinize de tiyatroya da zaman ayırabiliyorsunuz. Planlı, çalışan bir ekibiz. Onun için ben zorlanmıyorum keyifle çalışıyorum.

TİYATRO ER MEYDANIDIR
Sizin önceliğiniz hangisinde? Tiyatro mu, sinema mı yoksa dizi mi?

Tiyatro derim. Oyunculuğunuzu sergilediğiniz en özel andır. Çünkü zamansızdır, telafisi yoktur. Seyirci de özel olduğunu hisseder. Ona özeldir o an ve herkesin harcı değildir orası. Er meydanıdır.

Kendinize nasıl bir gelecek planı yaptınız?

Kesinlikle yurtdışı düşünüyorum. Eğitim almak istiyorum, sinema filmi ve reklam filmlerinde oynamak istiyorum. Kendi kurmak istediğim sadece çocuklara yönelik bir tiyatro okulu sahnesi açmak istiyorum. Her şeyden önemlisi tercih edilen, çalışılmak istenen, aranan oyuncu olmak ve işimi en iyi şekilde yapmak istiyorum. Bunun dışında başarılı bir anne ve eş olmak bunların hepsini bir arada yürüten başarılı bir kadın olmak da en büyük hayallerim arasında.

SANATÇI YOL GÖSTERENDİR
Sanatçı özel hayatına dikkat etmek zorunda mı?

Kesinlikle. Sanatçı yol gösterendir, örnek alınandır. Umarım buna layık olabilirim, parmakla gösterilen nadir sanatçılardan biri olmak isterim. Camiada özel hayatın malzeme olarak kullanıldığı örneklerle karşılaşıyoruz tabi ama ben gerçekten başarımla bir yere gelmek isteyenlerdenim.

Röportaj: Erçin DAĞ EYSEN

Bu yazı post_views_covyf kere okundu.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

REKLAM
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Facebookta bizi bulun
Son Yazılar

Levent Kırca Biyografisi

28 Eylük 1948 yılında Samsun’da dünyaya gelen usta oyuncunun tam adı

0 1431 12 Ekim 2015
brazzers porno elektrik faturası ödeme