Ekmek İşçileri

SANAT İŞLİĞİ TİYATROSU 2007-2008 Oyun sezonuna Maksim Görki’ nin ” EKMEK İŞÇİLERİ ” ile başladı. 2007 Asaf Çiğiltepe Özel Ödülü ile 2007 Lions En İyi Sahne Tasarımı Ödülü alan “ EKMEK İŞÇİLERİ” tiyatroseverlerle buluştu.

25 yıl önce Kartal’da sevgili dostum tiyatro oyuncusu ÇETİN ETİLİ nin de katkılarıyla perdelerini açan sanat işliği tiyatrosu ‘Maksim Gorki’nin ‘Ekmek İşçileri’ ile seyircisini büyük beğeni ile alkışlar arasında karşılamıştı . Kartal’da küçük bir sahnede doğan Sanat İşliği Tiyatrosu’nun Genel Sanat yönetmeni Çetin Etili, Maksim Gorki’nin ‘Ekmek İşçileri’ adlı ölümsüz eserini 2007 senesinde yeniden sahneledi. Oyunun galası, Türkiye tiyatrosunun büyük ustalarının da katılımıyla 20 Şubat tarihinde AFL Kültür Merkezi’nde yapılmıştı. Galaya katılan tüm ustalara ve seyircilere teşekkür ederiz.

Bu oyunun provalarından dekor yapımına, kostüm seçiminden ışık düzenine kadar bir çok olayı canlı yaşama onuruna erişmiştim. Oyuncu arkadaşlarımın ve tüm görevlilerin nasıl çaba gösterdiğini ve ne kadar emek verdiklerini sık sık gözlemlediğim için bir oyunun sahnelenmesinin ne kadar zor olduğuna şahit oldum. Böylece güzel bir oyunun sadece izlenme keyfi değil, buna emek vermenin ve sonucunda takdir ve beğeniyle alınan alkışların ne kadar hak edildiğini gördüm ve eseri tam altı kez hış sıkılmadan keyifle izledim.

Oyun başladığında inanılmaz keyifli müziği ile sizi hemen içine çekiyor. Hatta o şarkı uzun zaman izleyiciler tarafında birbirlerini gördüklerinde şarkının nakaratı olan ” ekmek fırınaaaa ” kısmını söyleyerek ne kadar keyif aldıklarını belli etmenin hazzını yaşıyorlar.

Oyun Rusyanın küçük bir kasabasında bulunan ekmek fırınında geçiyor. dekor olarak tam istenilen verilmiş ve oyuna son derece uygun olarak hazırlanmış. O kadar uygun ve sağlam yapılmış ki oyun sırasında patronu tarafından tekme tokat dövülen işçi o merdivenlerden yuvarlandığında bile dekor zarar görmüyor. sanki gerçek bir fırındaymış hissini alıyorsunuz.

Fırında çalışanlar dostlukları, aşkları, hayalleriyle yaşayan ve aldıkları üç kuruşla geçinen fakir işçilerdir. kendi aralarında hem dövüşür hem birbirlerini patrona ispiyon eder hemde hayallerinden söz ederek o hayattan bir gün kurtulacaklarını düşünerek dostluklarını devam ettirirler.

İşçilerden kimi kadınlara olan düşkünlüğü ve başının bu yüzden dertten kurtulmamasından şikayetçi, kimisi uçsuz bucaksız çiçek tarlalarında piknik yapıp özgürce koşma hayallerini kurar.

Bir gün içlerinden birinin okuduğu kitap onların hayata bakışlarını değiştirdiğini anlarlar. kitaba ve içinde yazılanlarla ilgilenmemiş gibi görünmeye çalışsalarda aslında için için son derece ilgi duyarlar ve hatta bir süre sonra sık sık o kitabı okuması için artık sesli olarak isteklerini dile getirirler. bu onların hayatlarında en renkli dünya olmaya başlar. içindeki bazı sözleri anlamazlar ve bazı cümlelerin saçma olduklarını gerçekten uzuk olduğunu düşünürler. bu konu üzerinde tartışmak bile onlar için çok değişik bir olaydır.

Patronları SEMENOV son derece kaba, aksi ve cimri bir adamdır. işçilerini sevmez ve para vermemek için elinden geleni yapar. onların sefalet içinde olmalarını istemesinin sebebi kendisinden korkmaları ve uzağa gitmelerini engellemektir.

oyunun en güzel sahnelerinden biride, ahırın kapısı açık kaldığında patron SEMENOV un korkunç bağrış ve çığlıkları arasında fırındaki işçilerin seyircilerin arasına inerek koltukların arasında koşturup domuzları yakalamaları olmuştur. seyirci bu beklemediği sahne karşısında kendisini tam olarak oyunun içinde hissediyor ve son derece keyif alıyor.

bir akşam oyundaki muhteşem gerçekçi bir kavga sahnesinde değerli oyuncu SELAHATTİN ONAN ın kaburga kemiği çatlamış ve hiç sesini bile çıkartmadan oyununu tamamlamıştı. Kendisini, tüm sanatçı arkadaşları ve emek veren insanları hepinizin huzurunda ayakta alkışlıyor ve bu sezon tekrar sahnelenirse izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.
Bu eserde rol alan kişilerin hepsi son derece başarılı bir ekip çalışmasına imza atıyor olmanın huzurunu ve gururunu yaşamayı hak ediyorlar.

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
M. KEMAL ATATÜRK

SAYGILARIMLA
FİKRET KARAKOYUNLU

Uyarlayan ve Yöneten: Çetin Etili – Yardımcı Yönetmen: Cenan Çamyurdu
Dekor – Kostüm Tasarım: Bahar Uyandıran
Müzik: Sovyet Ezgileri – Müzik Düzenleme: Akan Atakan-
Işık Tasarım: Doğacan Taşpınar – Ömür Saka
Dekor- Kostüm Asistan: İpek Burnaz- Ömür Saka- Piyano: Tolga Ataman
Balalayka- Mızıka: Akan Ataman
Reji Asistanları: Doğan Taşpınar- Merve İmamoğulları – Zeynep Göktay

Oynayanlar: Çetin Etili, Emin Maltepe, Berat Yenilmez, Selahattin Onan, Sertan Erkaçan,
Cem Malkoç, Tolga Yücer, Kıvanç Tiner, İsrafil Köse, Hakan Seven, Akan Atakan

Oyun Hakkında:

Dostluklarıyla, kavgalarıyla, aşklarıyla dünyaya bir fırın penceresinden bakan patron Semenov Ve işçiler… Semenoz’ a göre kimi insanlara çalışmak zorundadır. Kimilerinin görevi ise onları çalıştırmak ve yönetmektir. Devletin rolü de çalışanların çalıştıranlara yumuşak başlılıkla boyun eğmelerini sağlamaktır. Patrona göre de Hiçbir işe yaramayanlar, yani bunlardan birini bile beceremeyenler cehennem olup gitmeliler. Bir yanıyla bunu savunurken, diğer yanıyla hümanizmden bahseden Semenov tipik bir küçük burjuva kaypaklığına “21. yüzyılda” örnektir.

Bu yazı post_views_covuo kere okundu.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

REKLAM
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Facebookta bizi bulun
Son Yazılar

Levent Kırca Biyografisi

28 Eylük 1948 yılında Samsun’da dünyaya gelen usta oyuncunun tam adı

0 1438 12 Ekim 2015
brazzers porno elektrik faturası ödeme